Kadınsı bakışlarından eser kalmamıştı artık. Yorgun bakışlarını son bir kez gezdirdi aynada, süzdü kendini yine baştan aşağıya. Yaşadıklarından sonra pişman ve utangaçtı. Hatta son zamanlarda içindeki mutlu isyankarı bile bulamıyordu. Hep kaçar olmuştu kendinden ve saklanıyordu birilerinden... Belki bir kavşak gelirdi önüne çıkmaz sokaklar ardında. Öyle ya bu kör kuyunun bile bir çıkışı olmalı diye geçirdi içinden “ her şeyin bir sonu vardır”. Gözlerindeki o hoşluk yok olmaya yüz tutmuş adeta ,sanki kırgınlıkların arasına sıkışmış... bir tiksinti duydu içinde belki de bedeninde... şimdi bunun adı özgürlük mü yoksa esaret mi işte bunu kavrayamamıştı henüz. Bir anlasaydı sanki herşey çözülecekti. Yeniden doğuş böyle birşey miydi? Peki neden yanıyordu canı hala ilk günkü gibi... Biri beni dinlesin diye bağırmak geliyordu içinden. Belki bu havadaki yas kokusunu dağıtabilirdi... Onu ilk tanıdığı gün geldi aklına. Gözlerindeki ışıltı canlanıverdi sadece düşüncesiyle bile. “ en sempatik çocuk ” diye geçirmişti içinden. Sanki benim adım huzur der gibi bir havası vardı. Ondan önce hisleri kölesi oluvermişti bu huzurun. Bunun adı bir teslimiyetti, ne gelirse ondan gelseydi. Ona karşı aynı anda şevkat ve şehvet besliyordu. Sanırım bunun adına aşk diyorlar. Bazen yaramaz küçük bir fahişe bazen de olgun ve anlayışlı bir anne oluyordu. Ona karşı olan ilgisinden dolayı baze de kendinin şanslı velet olduğunu düşünüyordu. Herkes onun peşindeyken onun ilgi alanında olmak çok gurur vericiydi. Şimdiki halinden eser yoktu o zamanlar ayakları yerden kesik dolaşıyordu. Sanki yürümüyor da havalanıyordu kimi zaman mutluluktan. Ona göre bu güzel aşk hikayesinin bitişi böyle olmamalıydı. Yani bu kapanış yakışmamıştı aşk oyunlarına... Onun gidişiyle yaşama ve yasama bakışı değişmişti sanki. Artık adalete de inanmıyordu, herkesin hakettiğini yaşadığına da... peki bu düşte kibir de neyin nesiydi. Onunlayken düşünmeye cesaret edemediği şeyleri söyler olmuştu. Bakışları dondu sonra, donuklaştı. Hiçbir şey düşünmeden öylece bakakaldı... neresi burası? Galiba yaşamın bittiği yerdeyim... diye düşündü.

Sonra bir anda hatırladı boşuna çabalama kelebekler yüzemez ... boşver bu bir saçmalık ...