Küçük Kız Çocuğu

Küçük bir kız çocuğu, çekingen, ürkek ve sessiz… Çevresindeki şanslı veletleri yas taymış gibi uzaktan izleyen bir kız bu. “Bir şeyim yok, ben iyiyim.” sözcüklerinin altından “ Biri beni dinlesin!” çığlıkları yükseliyor. Küçücük yüzünden yorgun luk akıyor, daha bu yaşta. İçindeki büyük istek, okulun en sempatik çocuğu olmak ama, bunun sadece bir hayal olduğunu kendisi de biliyor. Böyle zamanlarda hep anne sinin “ Kelebekler yüzemez kızım.” sözü geliyor aklına. O, çevresinde hoşluk larla karşılanan bir kelebek. Ama hiç kimse onun içinde bulunduğu çıkmaz sokaklar ı, kör kuyu ları bilmiyor. Tüm bunlar, bu yaşananlar bir saçmalık olmalı . Küçük kız, annesi ve babasının başına gelenler sayesinde özgürlüğü n anlamını bu yaşında anlamak zorunda kalıyor. Çünkü birileri onunda özgürlüğünü elinden alıyor. Sevme özgürlüğünü…

Yıllar sonra, şimdi, bu kız çocuğu daha kadınsı. Anadolu'da bir köyde öğretmenlik yapıyor. Bazen kendisine “ Neresi burası” diye sormak zorunda kalıyor. Sonra yaşamındaki her bir kavşağı ve zorluğu tiksinti ve mutsuzluk içinde hatırlayıp kendine geliyor.Geriye baktığında bazen pişmanlık lar görüyor, bazen kapanışlar ve yeniden doğuşlar … Kimi zaman düşte kibiri yaşıyor, kimi zaman mutlu isyankar oluyor. Yaşama bakışını düşünüyor ve 10 yüzü nü önüne koyuyor. Biraz kendisinden utanıyor. Öğretmenlik yüzünü takıyor ve derin bir uykuya dalıyor.Kendini kandırmak mı niyeti bilinmez ama, uyumadan önce “ Benim adım huzur ” diye mırıldanıyor.

 

 

Demet Ekinci