UFUK BOSTANCI 1A HZ YAZ

 

Gözlerini açtiginda; hem inanilmaz sancilar çekiyor, hem de yeniden dogus hafifliginin yorgun boslugunda çalkalaniyordu anne . Çocugunu kucagina verdiklerinde; yasama bakisi degismis, mutlu isyankarlik tüm ruhunu hoslukla kaplamisti sanki. Sansli velet ; en rahat yerde gözleri kapali, yeni geldigi dünyanin ilk lokmalarina bilinçsiz bir içgüdüyle saldirirken, anne; cani yanmasina ragmen kucagindaki küçük yabanciya en sempatik çocuk gözüyle bakmaktan kendini alamiyordu.

on yüz bin milyon baloncuk yuttum ” diyen reklamlarin çagini kaçirmaktan pisman lik duyanlara tiksinti yle bakan, hatta belki bu reklamlarin anlamini bile kavrayamayacak kadar hizli tüketen bir çag yetisiyordu ve yeni anne; kadinlikla annelik arasindaki kavsak ta kadinsi ligini irdeliyordu; bir tarafta benim adim huzur diye çiglik atan bebeginin gözleri, diger tarafta aska seslenen sevgilisi...

Yorgunluk kapanisi erken getirmis, bir an bile bulmamisti kadin için rüyalarin çikmaz sokaklar inda kaybolmak.

bu bir saçmalik “ kadinin nereden geldigini kestiremedigi ses “tirtillar uçamaz, kelebekler yüzemez ken nasil bahsedebilirsin ki özgürlük ten?” “ Anadolu'da yasiyoruz” dedi kadin “ biri beni dinlesin demen bile yetmez seni duymalari için” öyle yankili gelmisti ki sesi sanki ruhunu sattigi bir kuyu , onu yiyen de sonsuz bir karanlikti…

Düste kibir gibiydi yas

Kadin birden gözlerini açti; “ neresi burasi …?”