BIR AVUÇ TOPRAK

 

 

Yine böyle yagmurlu bir geceydi.Yillardir ilk kez, islak toprak kokusu degdi burnuma.Yüregimin o mutlu, isyankar çarpisi ile ürperdim bir an. Avuçlarimda deli divane bir özgürlük çigligi… Ne yaptim ne ettiysem ellerime söz geçiremedim. Heeyy! Biri beni dinlesin , size söylüyorum neden umursamazsiniz böyle? Koskocaman bir düs oldugunu bile bile, sadece ellerim bir avuç topraga degsin diye, yollara düstüm. Anadolumun o canli, renkli hallerinde animsadigim hosluklarina vururken kendimi, böyle bir tiksinti yasayabilecegimi düsünemedim. Hele ki her yerin bu denli tek düze, bu denli gri, bu denli çirkin bir degisime ugradigini hiç… Memleketim…Belki de yeniden dogus için döndügüm cennetim yitip gitmisti. Geri de kalan ise yorgun sehir müsvetteleri… Umarsiz evler, tek basina sokaklar, küs kavsaklar , beton yiginlari. Aradigim hepsi hepsi bir avuç toprakti gerçekten; ama ben belkide çoktan paramparça olmus bir fanusun içinden cam kiriklarinin üzerine basa basa, bütün sözler tükenmisken varmistim kapisina. Ve o kapi gelene dek her köse basi, her cadde, her çikmaz sokakta , en güzel çiçeklerim birer birer kurumustu. Kapkara, onlarca yüzü , binlerce eliyle bedenimi sariveren yorgunlugumdan, öylesine ürkmüstüm ki. Iste tam o sirada gördüm onu, dünyanin en güzel gülen gözlerini, en sempatik çocugunu . Küçücük toz pembe yanaklariyla piril pirildi. Gidip usulca yanagini oksadim. Camda bir kadin silueti belirdi. Perdeyi araladi, delen gözlerle bana bakti. O küçük kizin belki ninesi, belki de komsu annesi . Önümde, durmaksizin gülen gözler, elini uzatip ‘Yagmur yagiyor' dediginde fark etmistim, havada, rüzgarla karisik uçan damlalari. Içimdeki kuyunun gittikçe daha derine çekildigini hissettim. En çokta kendime acidim.Bazen acilarla çogalir ya insan, çogaldim yine. Artik baska türlüydü yasama bakisim . Esnafin kapanis saatiydi, kepenk sesleriyle irkildim bir an. Sevgisizligimden ürktüm. Içine hapsoldugun yastan bir türlü çikamiyorum. Neyim ben, nerdeyim, burasi neresi ? Hala neyin kavgasini veriyorum. Bu koskocaman denizde yüzebilme çabam niye? Büyük bir saçmalik bu ! Kelebekler yüzemez ki ! Oysa toprak ayaklarimin altinda, yani basimda. Bense oraya küçücük ya da kocaman bir agaç dikmeliyim. Ilk kez ve yeniden söylenebilecek bütün sözler, gölgesindeki serinlige düsmeli.

 

Tikandim, katilip kaldim. Nasil da görmemisim bunca zaman? Hepsi hepsi bir avuç toprakti iste… Geç kalmisligin pismanligi hiç yok içimde. Yagmur dindi.Çok geçmeden anladim. Ben aslinda hiç yasamadim. Beni ben düsledim. Ben kim miyim? Benim adim huzur olsa ya…

 

 

 

 

 

Tülay APAK KARAOGLANLAR

27.06.2008