KESISEN HAYATLAR
Eski sayilabilecek esyalari ve birkaç bavuluyla tasinmisti buraya. Geldi geleli kimseyle pek fazla konusmazdi. Soguk bir yalnizligin esiri olmustu sanki. Yasadigi çöküslere ragmen umutla tutunmak istiyor gibiydi hayata. Yine de halinden pek mutsuz sayilmazdi. Yüzündeki tebessümden bunu anlamak hiç de zor degildi.
Ara sira gittigi kahvedeydi bir gün. Bir genç vardi yan masasinda hayatindan usanmisçasina sikayet ediyordu. Genç, babasinin yaninda çalisiyor ve babasi ne isterse ona boyun egmek zorunda kaliyordu. Babasi ona hak ettiginden çok para verse de o yine de sikilmisti böyle yasamaktan. Genç tipki bir bebegin seslenisi gibi çaresizce ve muhtaç bir sekilde birilerinin ona yardim etmesini bekliyordu.
Adam kulak misafiri olmustu ve genç farkinda olmadan adamin sanciyan yarasini diriltmisti. Adamcagiz söze karisti: “Bak yavrum, ben de senin bu yasadiklarina benzer seyler yasadim vaktiyle. Ya babamin yaninda kalip ona boyun egecektim ya da kendim alin terimle çalisip hakkima razi olacak, her seyden de önemlisi kararlarimi kendim verecektim. Gerçegi fark ettigimde bu ikilem arasinda hiç tereddüt etmeden ikinci yolu seçtim. Bu bana zaman zaman zorluklar yasatsa da ben bulundugum yerde hep mutlu oldum. Sen de isyan edecegine düsün ve karar ver! Unutma, karsinda baban dahi olsa, bu çok zor da olsa zincirleri kirmak lazim bazen . Zincirleri kirabilme cesaretimiz varsa eger istedigimiz hayati sürdürebiliriz”.
Adamin sözleri gencin düsüncelerini bir mesale gibi aydinlatmisti. Genç yerinden kalkti ve adamin sefkatli kollarina atildi. Genç bildigi ama birinden de duymaya ihtiyaci olan bu sözleri duymustu ve içi rahatlamisti. Karar vermek onun için hiç de zor degildi artik.
Yagmura inat disariya çikti genç, korkmuyordu damlalardan eskisi gibi. Hayatinin degistiginin baslangiciydi bu. Artik kendi yolunda yürüyecekti özgürce. Sessiz ama kararli bir gidisti onunki. Özgürlük için vahsete gerek yoktu . Simdi bu yeni hayatinin ilk sorusu suydu: “nerede ve nasil?”
Güler AYDENIZ