Nalan Gürkan

 

Sevdiklerime,

 

8 Mart dünya Kadinlar Günü… Uzun zamandir planladigimiz yolculuga bugün çikiyoruz. Arkadasim Silvia Moro ile, huzur istiyorsak biz de elimizden geleni yapmaliyiz,

diyorduk sürekli. Hep baskalarinin bir seyler yapmasini beklemenin yararsiz oldugunu biliyoruz artik. “Baris” için bir sessiz çiglik olacak bizimki. Daha çok insanla karsilasip birebir konusmak için otostop yaparak yolculugumuzu sürdürecegiz.

Namlunun ucundakiler kadar risk altinda oldugumuz aklimiza gelmedi degil. Hatta ben, biraz korktugumu da söyledim Silvia'ya önce. Uzakta, dünyanin kimbilir neresinde,

kendi yasadigi dünyayi çirkinlestiren kötü insanlar olabilecegini anlatmaya çalistim. O da bana, anlat anlat, dedi. Bu yolculuktan korkuyorsan eger, sorun sadece sensin. Baskalarini bahane etmeye devam edersen, birazdan pinokyo gibi burnun uzamaya baslayacak.

Bir sufinin gözleriyle bakmaya davet etti beni Silvia. Bütün alem, insanlar o ilahi gücün yansimasiydi sadece. O yüzden sevilmeye degerdi hepsi de. Insan özünde masumdu.

Sufilerin yasami sevgiyle kucaklamasi referans olmaliydi bize.

Bir deniz kizi mi, bir su perisi mi olsak, dedik önce. Salsa yapan bir deniz kizi ve pandomim yapan bir su perisi canlandi gözümüzde. Kibirli görünebilirdik insanlarin gözüne.

Gelinlik giymeye karar verdik, masumlugu simgelemek için.

Daha güzel bir dünya için, baris için yasam köprüsü kuracagiz. Bir kelebek gibi özgürce kanatlaniyoruz. Çirkinlikleri sildik kafamizdan. Bu da bir direnis biliyoruz kötülüklere.

Tapinaklarda hissettigimiz “ son ”un yarattigi bir bosluk duygusu vardir ya, içimizdeki seslerin kesildigi, gerçek huzuru ve mutlulugu buldugumuz… Iste öyle huzurluyum, su anda.

Insanlar güvenilir, biliyorum.

08. 03. 2008

PIPPA BACCA

( Giuseppina Pasqualino di Marineo)

 

 

 

 

Nalan Gürkan

1. Asama, pazartesi, palmiye