YARATICI DRAMA

Nilgün Tuluk

nilguntuluk@mynet.com

Ankara Üniversitesi Egitim Bilimleri Enstitüsü, Yaratici Drama Bölümü

PiVOLKA, (2004). 3 (15), 10-12.

Türkçe'de tam bir karsiligi bulunmayan “drama” sözcügü, Yunanca'da yapmak, etmek, eylemek anlaminda kullanilan “dran” sözcügünden türetilmistir. Yine, Yunanca bir sözcük olan “dramenon”un seyirlik olarak benzetmecisi biçimindeki kullanimi “drama”nin eylem anlamini üstlenir (1). Tiyatro bilimi çerçevesi içinde drama; özetlenmis, soyutlanmis eylem durumlari anlamini tasir. Türkçe'de kullandigimiz “dram” kavrami ise, Fransizca'da sonu “e” ile biten “drame” sözcügünden gelir. Fransizca'daki sözlük anlami “burjuva tiyatrosu” olan bu kelime, halk dilinde “acikli oyun” anlaminda kullanilagelmistir. Oysa, dramatik olan ya da drama, insanin her türlü eylem ve ediminde yer almaktadir. Daha ayrintili bir tanimla: “Insanin, insanla giristigi her tür dolaysiz iliski, etki-tepki alisverisi, araçla olusan en az düzeyde bir etkilesim bile dramatik bir durumdur. Bu durum nesneler arasinda bile saptanabilir. Söz gelimi bir manzarada da ‘dramatiklik' söz konusu olabilir.” (1).

Inci San yaratici dramayi söyle tanimlar: “Yaratici drama; dogaçlama, rol oynama v.b. tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanilarak, bir grup çalismasi içinde, bireylerin bir yasantiyi, bir olayi, bir fikri, kimi zaman bir soyut kavrami ya da bir davranisi, eski bilissel örüntülerin yeniden düzenlenmesi yoluyla ve gözlem, deneyim, duygu ve yasantilarin gözden geçirildigi ‘oyunsu' süreçlerde anlamlandirmasi, canlandirmasidir. Ancak, yaratici egitsel drama çalismalari 1) tiyatro yapmak 2) oyunculuk degildir.” (1)

Yaratici drama, tiyatro formlarindan da yararlanan bir disiplindir. Özünde “oyun” kavrami bulunur. Ancak, drama olgusu bir tiyatro ya da oyunculuk örnegi sergilemek de degildir. Yazili bir metni yoktur. Sahneye koymak gibi temel bir amaci olmadigi halde, istenirse yapilan çalismalar çok fazla degistirilmeden gösteriye sunulabilir.
 

Bir çocuk için vazgeçilmez bir unsur olan “oyun”, dramanin çikis noktasidir. Oyunlarin çesitliligi ve çok yönlülügü, bu alana iliskin getirilen tanim ve yaklasimlarin da çesitlilik kazanmasini saglamistir. Örnegin, Alman Scheuerel'e göre (1981), oyunun alti ana aktivitesi vardir:

- Özgürlük,
- Içsel sonsuzluk,
- Öyleymis gibi yapma,
- Ikili deger,
- Kapali bütünlük,
- Simdiki zaman (2).

Norman ise dramayi söyle tanimlar: “Drama çagrisimlarin, duygularin, bilgi ve deneyimlerin özgürlestigi bir ortamin saglanmasidir. Drama etkinligi, drama yasantisinin somut olarak duyumsanmasiyla kisinin evrensel, toplumsal, moral etik ve soyut kavramlari anlamlandirmasidir.” (1).

ABD'de “Creative Drama” (Yaratici Drama), Ingiltere'de “Drama in Education” (Egitimde Drama), Federal Almanya'da “Okul Oyunu”, “Oyun ve Etkilesim” (Schulspiel, Spiel un Interaktion) olarak isim bulan “Egitimde Yaratici Drama” alaninda; sinifta uygulanan ilk drama dersi niteligi tasiyan ve bir köy ögretmeni olan Harriet – Finloy Johnson'a ait uygulamalari görmek mümkün. Bu ilk drama dersi niteligindeki uygulama bir tür “make believe play” (öyleymis gibi yapma)'dir (1911).

1921'de John Dewey'in çocuk merkezli egitim anlayisi ve oynayarak davranis gelistirme (acting behavior), bireyi edilgenlikten kurtaran, bireyin kendisini ifade etmesine olanak saglayan etkin bir oyun alani doguruyordu. Üründen ya da sonuçtan çok, sürece önem verilen bu yaklasimda, yola çocuk oyunlarindan çikilmisti.

1954'te Peter Slade, Finlay Johnson'in “make believe play”ine dogallik boyutunu da katarak, kendiligindenlik (spontaneity) ögesinin ve bugün kullandigimiz anlamda dogaçlama tekniginin isin içine girmesine ön ayak olmustur. Kendiligindenlik ögrencide dikkat yogunlugunu, duyarliligi ve imgeleme gücünü gelistirecekti. Rol yapma degil, yasamsal beceri kazanma önemsenmeye baslanmisti. 60'larda ise yeni egilim “kendini bulma” idi. 1967'de Brian Way, sinifta dramaya duyusal yasantilari ekledi. Way'in getirdigi yeni parola ise “bireyin bireyselligini ön plana çikarmasi” oldu.

1970'lerde Dorothy Heathcote, dramayi yeniden yapilandirdi ve tanimladi. O, digerlerinden farkli olarak, çocuk ve ergenlere kendilerini ifade etme firsat ve özgürlgünü hemen vermedi. O'na göre, birey önce kendini ifade etmeye hak kazanmali ve bagimsizligi için biraz ugrasmaliydi. Heathcote, bu düsünceleriyle otoriter görünebilir, ama o bu yolla ögrencilere güçlerini kullanmayi yavas yavas ögretmeyi hedef almistir. Tabii bu yüzden, “Bu drama mi?”, “Bu yaraticilik mi?”, “Bu egitim mi?” gibi sorulari ve tartismalari da beraberinde getirmistir. Ancak, Heathcote'un çalismalarinda duyulan duygular ve coskular gerçek duygulardi ve ögretmen bunu saglamak için gerçekten rol yapiyordu (3).

Böylece, egitimde drama tarihinde, ögrencilere gerçek yasantilar yasatma dönemi baslamis oldu. Sonrasinda, Nickel “Engelsizce yaratici olabilmek için kendi kisiligini tanimis olmak ve kliselesmis düsünce biçimini bir yana birakabilmek gerekiyor.” (3) yorumunu getirdi.
Buradan hareketle, egitimde yaratici dramanin Türkiye'deki tarihsel sürecine bakacak olursak, Cumhuriyet'in ilk yillarinda I. Hakki Baltacioglu'nun “okulda tiyatro” anlayisi ile daha önce kullanilan “dramatizasyon” teknigine getirdigi yenilikleri görebiliriz. Ancak Türkiye'de çagdas bir yaklasimla ele alindigi tarih 1980'lerin basina rastlar. Bu yillarda sanat egitimi ve tiyatro alanlarinda Inci San ile Tamer Levent'in çalismalari dikkat çekmektedir. Yapilan çalismalara bagli olarak, Ankara Üniversitesi Egitim Bilimleri Fakültesi Güzel Sanatlar Egitim Ana Bilim Dali ve 1990'da Çagdas Drama Dernegi'nde, egitimde yaratici drama çalismalari baslatilmistir ve egitim fakültelerinin sinif ögretmenligi ve okul öncesi ögretmenligi programlarinda zorunlu ders olarak yer almistir (4).

Yaratici Dramanin Ögeleri

Drama Lideri: Çalismaya rehberlik eden kisidir. Bir lider degisime açik, gelismeye elverisli, esnek bir kisilige sahip olmalidir. Mesleki formasyona sahip, psikoloji, gelisim psikolojisi, tiyatro, müzik, plastik sanatlar, oyun ve tiyatro pedagojisi gibi alanlarda yeterli olmalidir. Ancak, gözlem becerisi gelismis, yasanilan olaylari aninda analiz eden ve sentezleyen, gruba hakim ve aninda yeni çözümler bulabilen bir lider etkin oldugu zaman grup tarafindan kabul görür.

Oyun Grubu: Ögrenmeye istekli ve katilim için gönüllü olmalidir. Bireylerin hepsi farkli deneyimlere ve özelliklere sahiptir. Ortak ögrenme kanalinda var olmalidirlar. Grup dinamiginin olusmasinda her birey etkin gelisime ve degisime yatkin olmalidir.

Uzam: Etkin bir kullanim alanidir. Parke hali v.b., ayakkabinin zorunlu sartlar disinda kullanilmadigi, her türlü eyleme ve olasi gürültülere olanak saglayan ve gerektiginde sergileme sansini elde edebilecegimiz bir mekandir.

Arama Etkinligi: Bastan belirlenen hedefler dogrultusunda, liderin insiyatifinde zaman zaman degisimlerin yasandigi, grubun etkin rol aldigi, her bir birey için (kimsenin göz ardi edilmedigi) var olan bir mekandir (5).

Egitimde Yaratici Dramanin Önemi

-FARKINDALIK KAZANDIRIR,
- Bagimsiz düsünmeyi saglar,
- Isbirligi yapabilme özelligini gelistirir,
- Sosyal ve psikolojik duyarlilik yaratir,
- Dört temel dil becerisini (konusma, dinleme, okuma, yazma) gelistirir,
- Sözel olmayan iletisimin ögrenilmesini saglar,
- Yaraticilik ve estetik gelisimi saglar,
- Etik degerlerin gelismesine olanak saglar,
- Kendine güven duyma, karar verme becerilerinin gelismesini saglar,
- Kaslarini hareket ettiren yeni yöntemleri bulmayi, denemeyi ve bedenini çok yönlü gelistirmeyi saglar,
- Hata yapma korkusu olmaksizin yeni davranislar gelistirmeyi saglar,
- Sanat formlarina duyarlilik göstermeyi saglar,
- Duygunun saglikli ve kontrollü bosalimina olanak verir,
- Kendini tanimayi saglar.,
- Kendini ifade etmede güven kazandirir,
- Bilgiye ulasmaya ve onu kullanmaya istekli duruma getirir (6).

Yaratici Dramanin Asamalari

1. Isinma: Çesitli yöntemlerle bes duyuyu kullanma, gözlem yetisinin gelistigi, bedensel ve dokunsal alistirmalarin yapildigi, tanisma, etkilesim kurma, güven ve uyum özelliklerini katilimciya kazandiran ve oldukça kesin kurallarla belirlenen, grup liderinin yönlendiriciliginde yapilan çalismadir.

2. Oynama (Pandomim ve rol oynama): Belirlenmis kurallar içinde özgürce oyun kurma ve gelistirme çalismalarindan olusur. Yaraticilik bu asamada oldukça önemlidir.

3. Dogaçlama: Saptanan bir tema üzerinden yola çikilarak, bir hedefe dogru belli asamalarla yol alinir. Bireyselligin ve yaraticiligin ön plana çiktigi çalismalardir.

4. Olusumlar: Sürecin nasil gelisecegi ve nereye varacagi önceden belirsizdir. Süreç, önceden belirlenmis bir noktadan baslar (2).

Bu asamalarin her birinin sonunda grup üyeleri ile tartismanin yapilmasi çalismalar için oldukça önemlidir (Adigüzel).

Yaratici Dramaya Ait Bazi Kavramlar

a) Yaraticilik: Genel olarak yaraticilik, daha önceden kurulmamis iliskileri kurabilme, böylece yeni bir düsünce semasi içinde, yeni yasantilar, deneyimler, yeni düsünceler ve yeni ürünler ortaya koyma durumudur (1).

Graham Wallis'e göre bu süreç dört ana bölümden olusur:
1. Hazirlik dönemi,
2. Kuluçka dönemi,
3. Aydinlanma dönemi,
4. Gerçeklesme ya da dogrulama dönemi.

b) Dramatik Oyun: Çocuklarin çevrelerinde kesfettikleri tüm karakterleri ve hareketleri taklit ettikleri özgür bir ortamda oynanan oyundur. Oyunun süresi belli degildir. Temel olarak öykünmeye (taklit) dayanir. Örnegin; evcilik, doktorculuk yapilandirilmis çocuk oyunlaridir. Çocugun dogal gelisim evrelerinde ortaya çikar.

c) Dramatizasyon: Drama gibi bir eylemsellestirmedir. Rol oynama yöntemi ile iç dramalarin görsellestirilmesdir. Bir konu, bir olay ya da durumun roller verilmesi yoluyla hareket, mimik, jest ve seslerle canlandirilmasidir.

d) Rol Oynama: Film ya da tiyatro oyunundaki karakterlerin ayni biçimde canlandirilmasi degildir. Basta öykünme olsa da, ama henüz yasanmamis roller üstlenerek, yasamin daha ilerdeki asamlarina hazirlanmaktir.

e) Dogaçlama: Genellikle “aninda olusan” anlaminda kullanilsa da, daha çok belirli bir hazirlik sürecini barindiran dogaçlama; büyük ölçüde grup dinamiginden yararlanilarak olusturulan rol oynamalar, oyunlar ve süreçlerdir (5).

f) Iletisim: Bilgi üretme, aktarma ve anlamlandirma sürecidir. Iletisim, katilanlarin bilgi /sembol üreterek birbirlerine ilettikleri ve bu iletileri anlamlamaya, yorumlamaya çalistiklari bir süreçtir (7).

Burada, birbirine geçmis, fakat aralarinda büyük farkliliklarin ve benzerliklerin bulundugu iki kavrami da açiklamak gerekir: Drama ve oyun.

1. Dramada belli egitsel, sanatsal v.b. hedef ve amaçlar vardir ve bunlar lider ya da ögretmen tarafindan belirlenir. Oyunda çogunlukla belli bir amaç olmayabilir.
2. Drama bir grup yasantisidir. Oyun tek basina da oynanabilir.
3. Dramada çok kesin kurallar yoktur. Kurallar esnektir. Katilimcilarin kendilerinden bir seyler katmalarina izin verilir. Ödül veya yanlis yapma söz konusu degildir. Oyunlarda en basitten karmasiga kadar birtakim kurallar vardir. Kurallara uymayanlar oyun disinda birakilabilir.
4. Dramanin bir baslangiç ve sonuç bölümü olmayabilir. O anda yaratilir. Ortaya çikan ürün ilk kez olusur. Oyunda bir baslangiç ve sonuç vardir. Çogunlukla bir basari söz konusudur.
5. Dramada dogru – yanlis, güzel – çirkin v.b. yoktur. Sonuç degil, süreç önemlidir. Oyunlarda çogunlukla sonuç önemlidir.
6. Dramada bir lider (ögretmen) vardir. Grubun kendini kesfetmesine, gelistirmesine, kendini ortaya koymasina rehberlik eder. Oyunda yönlendirici yoktur. Bu görevi daha çok oyunculardan biri üstlenir.
7. Egitimde dramada, hiçbir zaman, bir seyi oldugu gibi kabul etme, öykünme söz konusu degildir. Çocuk oyunlarinda öykünme vardir.
8. Dramada tekrar vardir. Ancak yapisal anlamda farklilasma yoktur.
9. Dramada estetik kaygi belirgindir. Bunun için sürecin içinde ve sonunda estetik biçimlere ulasilabilir. Oyunda estetik kaygidan çok, rahatlama, enerji bosalimi gibi ögeler yer alir.
10. Drama sürecinde gözden geçirme ve tartisma yer alir. Oyunda ise bu ögeler yer almaz.
11. Drama ve oyunun ortak özelligi ise belli kurallar içinde sonsuz özgürlükler içermeleridir (6).

Drama Araç ve Gereçleri

Araç - gereç ve materyaller, dramanin rol oynama, dogaçlama v.b. tekniklerinde konsantrasyon, yani bireyin odaklasmasini kolaylastiran bir ortam saglar. Olmasi sart degildir, fakat yerinde kullanildiginda yararli islev üstlenir ve her türlü araç - gereç drama etkinliginde kullanilabilir.

Kaynaklar:

(1) San,I. (1989). Egitimde yaratici drama. Ö. Adigüzel, (Ed.), Yaratici drama içinde (57-68).
Ankara: Naturel Yayincilik.
(2) Adigüzel, Ö. (1994). Egitimde yeni bir yöntem ve disiplin: Yaratici drama. Ö. Adigüzel, (Ed.), Yaratici drama içinde (158-179). Ankara: Naturel Yayincilik.
(3) San, I. (1991). Yaratici drama - egitsel boyutlari. Ö. Adigüzel, (Ed.), Yaratici drama içinde (81-90). Ankara: Naturel Yayincilik.
(4) Öztürk, A. (2001). Egitimde - ögretimde yeni bir yaklasim: Yaratici drama. Kurgu Dergisi , ( 18 ), 251-259.
(5) Gülsen Yegen'in " Ilkögretimde Drama " isimli dersinin notlarindan yararlanilmistir.
(6) Bayram, E., Özgül,E., Kaplan, G., Ünal, H. A., Yapagili, H., Demir, K. ve digerleri. (1999).
Ilkögretimde drama 1 (ögretmen için) . Ankara: MEB Yayinlari.
(7) Dökmen, Ü. (2003). Iletisim çalismalari ve empati (23. baski). Istanbul: Sistem Yayincilik.

Bu yazi PiVOLKA'nin basili sürümüyle aynidir. Kaynak göstermek için:

Tuluk, N. (2004). Yaratici drama. PiVOLKA, 3 (15), 10-12.